Tag Archives: yaşlanma

Genç Görünmek için; Güzellik Hileleri

26 Tem

40’larınızdaysanız ve yaşlanmanın belirtileriyle savaşıyorsanız, birkaç kozmetik müdahaleyle daha genç görünebilirsiniz. Örneğin ince kaşların sizi daha yaşlı göstereceğini unutmayın. 50 yaşındaki Sharon Stone, makyajı sayesinde genç görünmeyi başarıyor.

Belirli bir stiliniz olsun

Hala kendinize bir stil belirleyemediyseniz bir an önce harekete geçin. Belirli bir giyim, saç veya makyaj stilinizin olması sizi hem güzel hem de diğerlerinden farklı kılar.

Cımbızı gereksiz kullanmayın

Güzellik uzmanları, bir kadını en çok incecik kaşların yaşlı gösterdiğini söylüyor. Bu nedenle cımbızla kaşlarınızı inceltmekten vazgeçin, hatlarını belirlemek için düzgünce almakla yetinin. Kaşlarınız zaten inceyse, bir kaş kalemi kullanmayı deneyin.

Saç kesiminizi sade tutun

Saç modelinizde sade kesimleri tercih edin. Örneğin, omuz hizasında sade bir model her zaman her kadına çok yakışır. Dönem dönem moda olan kesimler kendinizi iyi hissetmenizi sağlasa da, onlar daha çok genç kızlar içindir.

Parıltıdan uzak durmaya çalışın

İşte sadece gençlere yakışan bir başka şey daha. Parlak, simli göz farları, 40’lı yaşlarını süren kadınların çizgilerini ve kırışıklarını daha çok belli eder. Bu nedenle, daha sade ve genç görünmenizi sağlayacak mat ve kremsi farları kullanın.

Fondötenden korkma zamanı geçti

Cildinizin genç ve sağlıklı görünmesini sağlamak için rahatlıkla fondöten kullanabilirsiniz. Çünkü pudra, cildi yeterince pürüzsüz gösteremiyor. Hem artık cilde nefes aldıran, son derece hafif ve sağlıklı fondötenler var!

Boyama işini çok abartmayın

Yıllarla birlikte saçlarınız beyazlaşmaya başlar. Bundan kurtulmanın tek yolu da saçınızı boyatmaktır. Ama sakın ha saçınızı, doğal renginden bambaşka bir renge boyatmayın. Bu olduğunuzdan yaşlı görünmenizi sağlar. Bunun yerine doğal renginizden bir-iki ton koyu rengi tercih edin.

Yaşlandıkça dudaklar incelir!

Yaşlandıkça dudaklar da incelir. Bu nedenle ruj olarak onların inceliğini belli edecek koyu renkler yerine, pembe gibi açık tonlarda ve hafif parlak rujlar kullanmayı deneyin.

Reklamlar

İşte Domates Yemek için 5 Sebeb…

23 Tem

Domates, içeriğinde bulunan A ve C vitaminleri, folik asit, potasyum, gıda lifi ve antioksidanlar sayesinde hayatımızın vazgeçilmez besinlerinden biri.

Kulağa ilginç geliyor olsa da, domates bazen derdi ve tasayı silip götürebilir. Domatesin içeriğinde bulunan A ve C vitaminleri, folik asit, potasyum, gıda lifi ve antioksidanların yararları tartışılamaz. Organik domatesler, bazı kimyasallardan arınarak yetiştirildiği için, daha fazla flavonoit içerirler. Aynı zamanda antiviral (virüslerin zararlı etkilerini önleyen) özellikleri bulunur. Aşağıdaki beş maddede neden domates yemeniz gerektiği açıklanıyor:

Cildinizi korur

Domatesin kabuğunun, cildinize güneş koruyucu krem etkisi sağladığını biliyor muydunuz? Yapılan bir araştırmada, güneş yanıklarından şikâyetçi ve güneşe karşı hassas cilde sahip olan bir grubun günlük beslenmelerine domates eklendi. Akdeniz’de yaygın olan bu tarz beslenme düzenini uygulayanların ciltlerinin, 10 hafta sonunda güneşin UV ışınlarına karşı daha güçlü bir hal aldığı belirlendi.

Yaşlanmaya karşı savaşır

Domateslerin, serbest radikalleri önleyici likopen ve beta karoten içerdiği biliniyor. Bazı hücrelerde, serbest radikaller DNA ya yüzde 42’ye varan hasarlar verir. Domatesin her zaman az miktarda zeytinyağı ile birlikte tüketilmesi tavsiye edilir. Bu şekilde vücudun yaşlanmaya karşı daha güçlü bir hale gelir.

Kan basıncını düşürür

Domates kan basıncını düşürmeye yarar. Hipertansiyondan şikâyetçi bir grup hasta üzerinde yapılan bir araştırmada, hastaların günlük besinlerine domates eklendi. Sekiz hafta süren araştırmada her gün domates tüketen hastaların sistolik kan basıncınca 10 derece ve diyastolik kan basıncı değerlerinin de dört derece düştüğü gözlendi.

Gribi önler

Karotenler (likopen ve beta karoten) gibi sebze ve meyvelerden elde edilen koruyucu pigment değerleri düşük olan insanların, her gün domates tüketmesi önerilir. Bakteri ve virüslerle savaşmaya yardımcı olan karoten bileşikleri çok önemlidir. Günlük domates ihtiyacınızı bir bardak domates suyu ile giderebilirsiniz. Göreceksiniz, soğuk algınlığı ve gribe karşı vücudunuz çok daha dirençli olacaktır.

Kolesterolü kontrol eder

Günde bir domates, sizin kalp ve damar sorunlarınıza karşı olan savaşınızda en güçlü dostunuz olabilir. Her gün domates yemeye başladıktan sonraki dört hafta içerisinde HDL kolesterol seviyeniz yüzde 15 artar, bununla beraber LDL kolesterol seviyeniz düşer.

Alıntı : Milliyet

Antioksidanlarla Güçlenin…

5 Tem

Savunma sisteminizi güçlendirmek için vücudunuza gıdalar aracılığıyla mutlaka antioksidan takviyesi yapmanız gerekiyor…

Antioksidanlar vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi vücuda gıdalarla da alınabilmektedir. Antioksidan alımı sadece hastalıklardan korunmamızı sağlamakla kalmaz, erken yaşlanmayı da önler. Etkin rol oynayan antioksidanları şöyle sıralayabiliriz…

Beta karoten: Vücutta A vitaminine dönüşür, bağışıklık sistemini güçlendirir. Böylece yaşlanmayı geciktirir ve cildi güzelleştirir. Turuncu, kırmızı, yeşil sebze ve meyveler bol miktarda beta karoten içerir.

C vitamini: Bağışıklık sistemini güçlendirir, doku yapımında ve onarımında rol alır, kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı korur. Limon, kivi, portakal, çilek, greyfurt, kırmızıbiber, dolmalık biber, enginar, brokoli, fasulye, maydanoz, kuşburnu ve ahudududa bol miktarda bulunur.
E vitamini:
Bağışıklık sistemini güçlendirir, kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur, cilt sağlığında etkilidir, dolaşımı düzenleyici etkisi vardır. Doymamış bitkisel yağlarda, fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişlerde, bezelye, fasulye ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.
Çinko:
Hücre yenilenmesinde rolü olduğu için cilt güzelliğinde, saçın kuvvetlenmesinde, regl dönemi ağrılarının hafiflemesinde, yaraların daha hızlı iyileşmesinde, gribal algınlıklarda etkilidir. Peynir, sığır eti, kuru fasulye, yumurta, mısır, brüksellahanası ve brokolide bulunur.
Selenyum Yaşlanma etkilerini azaltır:
Vücudu kansere karşı koruyucu etkide bulunur. Deniz ürünleri, fındık, ceviz ve mantar en temel kaynaklarıdır.
Koenzim Q10: Yaşlanmanın etkilerini azaltıcı rol üstlenir, cilt ve saç sağlığı yönünde de olumlu etkilerde bulunur. Kardiyovasküler rahatsızlıklar, şeker hastalığı, Alzheimer ve yüksek tansiyona karşı faydalıdır. Et, balık, yumurta, brokoli, patates, soya, buğday, pirinç, darı, fasulye, fındık gibi besinlerde bulunur.
Flavonoidler (Bitkisel pigmentler):
Kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösterirler. Bağışıklık sisteminin dayanıklılığını artırırlar. Kan damarlarını korur, C vitamininin gücünü artırırlar. Soğan, elma, kayısı, armut, çilek, ahududu, pırasa, domates, lahana, brokoli, ıspanak, maydanoz, böğürtlen, vişne, kiraz, erik, siyah üzüm, turunçgiller ve yeşil çay en yaygın kaynaklarıdır.


ALINTI: Taylan KÜMELİ