Hacamat ve Faydası (70 Hastalığın Şifasıdır).

18 Kas

Hacamat, İslam ülkelerinde Peygamber efendimizin sünneti olduğu için çok yaygındır. Ayrıca Çin’den Almanya’ya; Malezya’dan Kanada ve Avustralya’ya kadar bütün dünyada kullanılan alternatif bir tedavi yöntemidir.

İşte hacamatla ilgili tüm merak edilenler.
Türkiye’de bu tedavi yöntemi Sağlık Bakanlığı tarafından tanınmadığı için maalesef ehil olmayan kişiler tarafından sağlıksız ortamlarda yapılıyor.

Hacamatla tedavi

Önce, bardak vb. den oluşan kupa kan alınacak yere vuruluyor, orayı havasız bırakıp uyuşturuluyor. Aynı yeri neşterle et ile deri arasını 2 veya 3 milim çiziliyor. Sonra kupayı neşterlenen yere tekrar vuruluyor. Kılcal damarlardan kan gelmeye başlıyor. Bu genellikle üç defa tekrarlanıyor. Tedavi 20-25 dakika sürüyor. Ortalama 300-350 gram kadar kan çıkarılıyor.

Hacamat konusunda Hadis-i Şerifler

Hz. Muhammed(s.a.v) Hadis-i Şeriflerinde, hacamatın önemi hakkında şunları buyurmuş:

  • “Damardan veya deriden kan aldırmak, tedavi olduğunuz şeylerin en faydalılarındandır.”
  • “Sefer ediniz şifa bulunuz, oruç tutunuz şifa bulunuz, hacamat olunuz şifa bulunuz.”

Hacamat nedir?

Peygamberimiz (s.a.v)’in sağlıkla ilgili tavsiyelerinden ve bizzat tatbik ettiği sünnetlerindendir. Hacamat, sebebi belli bir hastalığın tedavisi olmaktan ziyade, kan fazlalığının, vücutta meydana getirdiği rahatsızlıkları gidermek için kullanılan bir tedavi usulüdür. Hacamat’la alınan kan temiz kan değil, kirli, koyu, pıhtılaşmış, derinin altındaki uyuşuk kandır.

Bu kan, damardan değil deriden alınır. Hacamat’la pıhtılaşmış koyu kan alınınca, vücuttaki kanın akışkanlık özelliği artar ve dolaşımı kolaylaşır. Deri hafifçe bir neşter ile çizilir ve üzerine ağzı geniş bir cam kavanoz kapatılarak emici gücün etkisi oluşturulur ve kirli kan vücuttan çıkarılır. Bu yöntem, vücudun değişik yerlerine uygulanmakta ve hasta organa yakın yerler özellikle tercih edilmektedir.

Kullanılan malzemenin sağlığa uygun olması gerekir.

Hacamatın hiçbir yan etkisi olmadığı gibi tamamen doğaldır. Hiçbir acı vermez ve iz bırakmaz. Aynı gün iyileşme görülür ve vücutta rahatlama olur. En hızlı tedavi usulüdür. Hacamatla tedavi binlerce yıldır uygulanan en eski tedavi yöntemi olup, günümüzde de Asya, Afrika ve Uzak Doğu Ülkelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır. Avrupa’da son yıllarda alternatif tıp olarak uygulanmaya başlanmıştır.

Rasûlullah (s.a.v), baş ağrısından dolayı alnının her iki yanından, zehirlenmeden dolayı her iki omuz başı arasından, topuğundaki bir incinmeden dolayı da ayağının üzerinden kan aldırmıştır.

Rasûlullah (s.a.v)’in hanımları da hacamat yaptırmıştır. Rasûlullah (s.a.v): “Miraç’tan inerken hangi Melek cemaatine rastlasam, ey Muhammed (s.a.v)! ümmetine hacamat olmalarını emret dediler.” buyurmuştur.

Hayber’de zehirli koyun etinden zehirlendiği zaman, Cebrail (a.s) kendisine, hemen kafasının arkasından hacamat yaptırmasını söylemiştir.

İbn Ömer (r.a) şöyle buyurdu: Ben, Rasûlullah (s.a.v)’den şu buyruğu işittim: “Hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır. Hacamat olmak aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır.”

Yine bir Hadis-i şeriflerinde: “Hacamat her hastalığa faydalıdır, uyanık olun hacamat olun.” buyurmuştur.

Kafadan hacamat olmak;

  • Delilik,
  • cüzzam,
  • Gece körlüğü,
  • Alaca,
  • Baş ağrısı,
  • Diş,
  • Göz,
  • Kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır.

Hacamat’ın şifasını bilen büyük âlimler üç ayda bir hacamat olurlardı.

Hacamat 70 hastalığa şifadır

Bunlardan bazıları;

  • Kanser,
  • Cilt hastalıkları,
  • Sedef hastalığı,
  • Kısırlık,
  • süreklilik arz eden kronikleşmiş birçok hastalıklar,
  • Migren,
  • Romatizma,
  • Mide,
  • Bağırsak rahatsızlıkları,
  • Karaciğer yetersizliği,
  • Zihinsel ve ruhsal birçok hastalıklarda,
  • Böbrek hastalıklarında kan vermenin faydaları belirgindir.

Kanser olup ameliyat olması gereken bir kişide, hacamat’tan sonra kanser kütlesinin yok olduğu görülmüştür.

Hacamat ta kanser’den kısırlığa kadar birçok hastalığa şifa vardır. Müzmin birçok hastalığın hacamat’la tedavi olduğu tecrübeyle sabittir.

Hacamat nazara ve sihire karşı da iyi gelir. 50 senelik kökleşmiş büyünün, hacamat’la ortadan kalktığı rivayeti vardır.

Bu sebeple hacamat yapılırken mutlaka Ayet el-Kürsi ve Muavizeteyn sureleri okunur. Rasûlullah (s.a.v) bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm’a hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp haccâma ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)”

İbn-i Abbas (r.a) anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Haccam (hacamat yapan) ne iyi kuldur; (fazla) kanı giderir, beli hafifletir, gözü parlatır.”

Londra Milli Hastanesinde ve Kopenhag Kraliyet hastanesinde hacamat’la ilgili Tıbbi araştırmalar yapıldı. Araştırmalar neticesinde kirli kan alınca, koyu kanı bulunan hastaların beyinlerinden geçen kan akışı hızlandığı, kanın incelmesiyle, kandaki alyuvar yoğunluğunun azaldığı, hemoglobin seviyesinin düştüğü, böylece kalbin beyne daha rahat pompalama yaptığı tespit edildi. Ayrıca araştırmalarda, kan akışının artmasıyla insanın ataklığının da fark edilir derecede arttığı görüldü. Hastalıklara karşı kan aldırmanın koruyucu bir rol oynayabileceği bu araştırmalarda ortaya çıktı.

 

Hacamat nasıl yapılır?

Hacamatın birinci hikmeti sevgili peygamberimizin (s.a.v.) sünneti olması ve Mirac’ta verilmiş olmasıdır. Onun her bir sünnetine uymanın ne kadar makbul olduğu hepimizce bilinmektedir.

Biz tabii ki işin tıbbi yönüne bakacak olursak önce hacamat (kan aldırmak) damardan değildir. Kan bağışı ile hacamat tamamen değişik iki yöntemdir.
Hacamat vakum usulu ile vücudun çeşitli yerlerinden kan almaktır. Damardan değil. Hacamatla vücuttta fazla kan kalp ve beyin sektelerine, sinirsel rahatsızlıklar, allerji gibi birçok hastalığa sebep olmaktadır.

Hacamatla; işte bu fazla kan ve deri altındaki kirli kanlar dışarı çıkartılır. Deri altındaki kılcal damarlardan kan dolaşımı normal dolaşıma nazaran daha yavaş yürüdüğünden dolayı yıllarca bı kanlarda temizlenmeme oranı artar.

Bu sebepten dolayı vücutta çeşitli rahatsızlıklar (baş ağrısı, bel ağrısı, diz ağrısı, uyuşukluk, tembellik, ağırlık, v.s) baş gösteriri. Hacamat ile deri altındaki bu rahatsızlıklara sebep olan kan dışarı çıkartılarak kanın rahatça dolaşması sağlanmış olur.

Hacamatla tedavi olunan hastalıklar

Hacamat kan ile alakalı bir işlem olduğu için kan da insan bir bölgeye tesir etme imkanı vardır. Bununla beraber vücuttaki kirli kanı almakla kandaki toksinler, kolestrol ve kullandığımız ilaçlardan dolayı kanda bulunan ve bize zarar veren maddeler tehlikesiz bir şekilde vücuttan uzaklaştırılır.
Hacamat ile insanlar; anında tesir gösteren, emin, tehlikesiz, yan tesirsiz ve ucuz bir şekilde tedavi olma imkanı bulurlar. Bununla beraber hacamatla tedavi olunan hastalıkların bazıları şunlardır.

  • Baş ağrısı, yarım baş ağrısı ve sinuzit,
  • Tembellik, uyku fazlalığı,
  • Yüksek tansiyon ve şeker hastalığı,
  • Prostat ve cinsel zayıflık,
  • Sırt ağrısı, bel ağrısı (lumbago), diz ağrısı, yanlarda uyuşukluk,
  • Hormon bozukluğu,
  • Yumurtalık hastalıkları,
  • Buna benzer birçok kadın hastalığı.

Hacamat hangi hallerde yapılmaz

  • Hacamat çok ihtiyar ve zayıf kişilerde,
  • Kalp Yetmezliği olanlarda,
  • Bir yeri kesildiğinde kanı durmayan kişilerde,
  • Hamilelerde,Aşırı kansız kişilerde
  • AİDS HİV
  • Tansiyonu çok düşük olan kişilerde
  • Küçük çocuklarda
  • Çok hassas ve korkan kişilerde kanlı hacamat yapılmaması tavsiye olunur, duruma göre kansız hacamat tatbik olunur.

Kaynaklar:

  1. E. Davud Tıp H. 3859. 3860, Tirmizi Tıp H. 2052, İ. Mace Tıp H. 3484. 3484.
  2. İbn Mâce, Kitâbu’t-Tıb, 22.
  3. Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3.
  4. HayatıFarket
  5. ŞİFACI
  6. Doğal Tedavi Evi

16 Yanıt to “Hacamat ve Faydası (70 Hastalığın Şifasıdır).”

  1. ahmet kültür 26 Şub 2014 04:33 #

    Merhaba ben 35 yaşında zayfım ama vücüt direncim çok iyi Allaha şükür gücümde kuvvetim bir sorun yok sağlıklı bi şekilde çalışıyorum ama oldukça zayıfım herkes bana kilo al diyo benim için sorun yok
    Benim hacamat yaptırmamda bir sorun olurmu aceba zayıf kişilerde hacamat olmaz diyolar ama bilmiyorum
    Hem sünnet olması itibariyle hem çok faydalı olğu için yaptırmayı çok istiyorum ne dersiniz bu konu hakkında ???

    • dogaltedavievi 07 Mar 2014 07:20 #

      Burada bahse konu olan zayıflık, kilo ile alakalı değildir. Takat ile orantılıdır.

  2. aysegul 13 May 2013 18:27 #

    ağır depresyona iyi gelirmi

  3. gokhan kayaci 30 Mar 2013 17:28 #

    hacamat sinizute iyi gelirmi,

  4. ibrahim 06 Ara 2012 23:53 #

    Haccam (hacamatci) nerden bulacagiz

  5. hüseyın 16 Haz 2012 13:03 #

    selamın aleyküm hacamat behcet hastalıgına iyi gelıyormu bilen var mı

  6. murat 03 Haz 2012 12:35 #

    selam ben hacamat oldum evet gerçekten çök hastaydım hacamatle iyileştım hacamat olmak için 0538xxxxxxxxx

  7. Elif 12 Mar 2012 08:02 #

    cvp verirseniz sevinirim teşekkürler

  8. Elif 12 Mar 2012 07:33 #

    merhaba ben abim için bilgi almak istiyorum. Abim bundan 6 yıl önce kasık fıtığı ameliyatı oldu.ardından yumurtalık kanseri olduğu anlaşıldı ve lezyonlar karın boşluğuna yayıldı.daha sonra kanser tedavisi gördü. kemoterapi aldı 2006 yılında tamamen iyileştiğini söylediler.kontrolleri devam ediyordu.geçtiğimiz yıl kalp damarlarından birinde yırtılma nedeniyle açık kalp ameliyatıyla damarı değiştirildi. şimdi de kontrollerinde karın boşluğunda kanserli hücre büyüme yapmış. ameliyat diyorlar ama kanama riskinin çok yüksek olduğu söylendi.ne yapacağımızı bilmiyoruz. yardımcı olacağınız bir konu var mı?

  9. zafer 18 Kas 2009 19:41 #

    ankilozon spondolite iyi gelirmi

    • ozboduc 23 Kas 2009 11:47 #

      Zafer bey
      Ankilozan spondilit (AS), kronik (müzmin) bir romatizmal hastalıktır ve omurga eklemleri ve leğen kemiği eklemleri’ne zarar vererek özellikle bel bölgesinde hareket kısıtlılığı yapar. Eklem ve bağlarda hastalığa bağlı gelişen iltihap eklemlerde hasara neden olarak kemiklerin birbirleri ile kaynaşmalarına ve eklemlerin hareketlerini kaybetmelerine neden olabilmektedir. Mikrobik olmayan ve nedeni bilinmeyen bir nedenle vücudun ürettiği bu iltihap aynı zamanda kalça, diz ve ayak eklemlerinde de görülebilir. Az sayıda hastada iç organların da etkilenmesi de (kalp, akciğerler gibi) mümkündür. Hastalığın şiddeti her hastada aynı değildir. En ağır formlarında omurga hareketleri tamamen kısıtlanabilir. Bazı hastlarda ise sadece sabahları bel hareketlerinde zorlanma, tutukluk ya da bel ağrısı dışında hiç bir şikayet bulunmayabilir. Omurganın etkilendiği birden fazla romatizmal hastalık vardır ve birlikte spondilartrit’ ler olarak adlandırılırlar. Ankilozan spondilit bu grubun en tipik hastalığıdır. Bir cilt hastalığı olan Sedef hastalığı, iltihaplı barsak hastalıkları (Ülseratif kolit veya Crohn Hastalığı) ve bir idrar yolu iltihabı ya da ishal sonrasında gelişen Reiter sendromu’ da omurgada iltihaplanma yapabilir.

      Ankilozan spondilit erkeklerde kadınlardan 2-3 kat daha sık görülür ve genellikle erken yaşlarda (16-35 yaş) başlar.

      Ankilozan spondilitin nedeni nedir?
      Ankilozan Spondilit’in nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Hastalığın ortaya çıkışında kalıtımsal faktörlerin yeri önemlidir. Doku grubunu olarak adlandırılan bir genetik özelliği (HLA-B27) taşıyanlarda AS gelişme riski belirgin olarak artmaktadır. Ancak HLA-B27 doku grubunu taşıyan her bireyde hastalık ortaya çıkmaz. Başta mikroplar olmak üzere çeşitli çevresel faktörler de hastalığın gelişimine katkıda bulunmaktadır.

      Ankilozan spondilitin tanısı nasıl konur?
      Hastalığın temel belirtisi bel ağrısıdır. Genellikle 3 aydan daha uzun süren ağrı ve hareket kısıtlanması her zaman AS’i akla getirmelidir. İltihaplı romatizmal hastalıklarda tipik özelliği ağrının istirahat dönemini takiben daha belirgin oluşudur. AS’ de görülen bel ağrısı da özellikle istirahat döneminde belirgindir. Hasta gece ya da sabah ağrı ve hareket kısıtlılığı ile uyanabilir ve hareketle bel ağrısı ve tutukluluk azalır. Bazı hastalarda sırt ve boyun ağrıları da eşlik edebilir. Bazen göğüs kafesini oluşturan eklemlerde de hastalığa bağlı değişiklikler olur. Bu durum nefes alımı sırasında göğüs kafesinin genişlemesinde azalma ile sonuçlanır. Omuz, kalça ve ayak eklemleri de hastalıktan etkilenmektedir. Genellikle topuklarda ağrı ve sert yüzeye basıldığında ağrı gibi yakınmalarla kendini göstermektedir. Bazı hastalarda gözler de hastalıktan etkilenir. Genellikle tek gözde ortaya çıkar. Gözde kızarıklık, ışıktan rahatsız olma ve bulanık görmeye yol açabilen bu iltihaplanmaya “ön üveit” ismi verilmektedir. Çok organı etkileyen sistemik bir hastalık olduğundan aktif dönemlerinde ateş, iştah azalması ve yorgunluk gibi genel belirtiler görülebilir. Kadınlarda daha hafif bir seyir görülebilir.
      Laboratuvar testlerinde sedimentasyon hızı (ESR) yüksek olabilir, kansızlık saptanabilir ve yukarıda anlatılmış olan HLA-B27′ nin varlığı saptanabilir. Omurga ve leğen kemiğinin röntgen filmlerinin çekilmesi ile de etkilenen bölgelerde saptanan değişiklikler tanının konulmasında genellikle yeterli olmaktadır. .

      Ankilozan Spondilit Nasıl Tedavi Edilir?
      Ağrının giderilmesi ve eklemler ile bağların birbiriyle kaynaşması sonucunda gelişen hareket kısıtlılığının önlenmesi tedavinin temel hedefidir. Erken tanı ve tedavi bu olumsuz etkilerin yavaşlatılmasında son derece önemlidir. Ağrının ve hareket tutukluğunun azaltılması amacıyla ağrı kesici ve iltihap giderici romatizma ilaçları kullanılmaktadır. Ağır hastalarda ve omurga eklemleri dışında da eklem iltihabı olanlarda “hastalığın seyrini değiştiren” bazı romatizma ilaçlarının da olumlu etkilerinin olduğu düşünülmektedir.

      Egzersiz, hastalığın tedavisinde önemli yer tutar. Egzersizler eklemlerin normal hareketini ve esnekliğini korumada yardımcıdır. Solunum egzersizleri ise akciğer kapasitesini korur. Yatarken ve yürürken omurganın dik pozisyonun lorunmasına dikkat edilmesi, karın ve sırt egzersizleri normal duruş şeklini korumada etkilidir. Yüzme AS için en yararlı egzersiz şeklidir. Egzersiz programları devam eden iltihabı önleyemezler ancak hareket açıklığının korunması ve vücut duruş bozukluklarının engellenmesi ile hastanın yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olmaktadırlar.
      Özellikle kalça ekleminde ağır hareket bozukluğu gelişebilmektedir. Bu ekleme cerrahi protez uygulaması yürümenin yeniden sağlanmasında son derece yararlı olmaktadır.
      Uzun soluklu bir hastalık olan AS onyıllar boyunca devam ettiğinden sık kontroller ile uygulanan tedavinin yararı uzman hekimler tarafından objektif olarak değerlendirilmesi ve gerekli tedavi değişiklikleri eklem hasarı gelişmeden önce yapılmalıdır.
      AS tedavisinde ülkemizde 2002 yılından beri biyolojik ajanlar ya da anti-TNF ilaçlar adı altında yeni bir grup ilaç kullanıma girmiştir. Bu ilaçlar iki ayda bir uygulanan serumlar şeklinde ya da cilt altına hastanın kendisinin haftalık olarak yaptığı enjeksiyonlar şeklinde kullanılmaktadırlar. Hastalığın olumsuz etkilerini tama yakın olarak yavaşlatmaktadırlar. Bu olumlu etkileri diğer ilaçlar ile tedaviye yanıt alınamayan hastaların yaklaşık %70’nde saptanabilmektedir. Ancak bu ilaçların kesilmesi ile etkilerinin kısa sürede ortandan kalkması uzun dönem kullanılmalarını gerektirmektedir. Yüksek tedavi maliyetleri ve ortaya çıkan kulak-burun-boğaz enfeksiyonu gibi mikrobik hastalıklar nedeniyle (kullanan hastalarda bağışıklık sisteminin baskılanmasına bağlı olarak) erken dönemde önemli eklem hasarının geliştiği ağır hastaların tedavisinde tercih edilmektedirler.

      Her bünyede %100 etkilidir demek illaki yanlış olur. Ama fayda görenlerde olmaktadır. Ama öncelikle tıbbi kontrollerinizi MUTLAKA yaptırınız…

      • özkan göktaş 19 Kas 2012 00:08 #

        ben bu hastalığı yaşadım ama artık kurtuluyorum…azı kaldı

        • betül 19 Kas 2012 12:28 #

          çok sevindim.. nasıl başardınız? bize de anlatsanız bizde faydalansak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: