Tag Archives: su

Damacana Suyunu 15 Saatte Tüketin

26 Kas

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatih Köksal, ”son yıllarda kişi başına kullanım oranı artan damacanadaki suyun hava ya da güneşe maruz kalmasının, kişiyi ölümle sonuçlanan hastalıklara kadar götürebilen mikroorganizmaların üremesine neden olduğunu” bildirdi.

Prof. Dr. Köksal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ”şişe suyu” olarak bilenen işlenmiş suyu sağlık açısından desteklediklerini, ancak kullanım süresi ve bekletildiği ortama dikkat edilmediğinde enfeksiyon hastalıklarına yol açabil diğini belirtti.

Şişe sularının, bulundukları ortam ve temizlik kurallarına uyulmadığı takdirde hepatit yapan virüsler dahil tüberküloz, ishal ve daha birçok enfeksiyon hastalığının oluşumuna zemin hazırladığını ifade eden Köksal, şunları söyledi:

”Vücudun yüzde 70’ini oluşturan su, vücutta bir elektrik cihazındaki kablo görevini üstlenir. Bu nedenle hücreler arası iletişim, enzimler, hormonlar ve bütün metabolizmayla ilgili faaliyetleri sağlayan suyun çok sağlıklı olması gerekir.”

Prof. Dr. Köksal, şişe sularının işlenmiş olması nedeniyle doğal olarak değerlendirilemeyeceğini ifade Okumaya devam et

Reklamlar

Terlemeye karşı Mersin suyu!

30 Tem

Her ne kadar hoş bir durum olmasa da terleme tüm sağlıklı insanlarda olması gereken vücudun su, tuz ve ısı dengesini sağlayan fizyolojik bir olay. Ancak yine de bunu önlemenin çaresi yok değil. Ama buna geçmeden önce biraz terleme hakkında bilgi verelim…

Terleme nedir?

Terleme tümüyle istemimiz dışında gelişen, metabolizmamızın doğal bir fonksiyonudur. Üstelik vücudumuz için iki önemli işlevi vardır; cildi nemlendirip, vücut ısısını sabitler ve vücudun boşaltım sistemine katkıda bulunur.

Ter aslında salgılandığında renksiz ve kokusuzdur. Fakat, bakteriler koltukaltı gibi sıcak ve nemli ortamlarda hızla çoğalarak bu salgının kötü kokmasına neden olur.

Neden terliyoruz?

Genellikle ortam sıcaklığının yükseldiği, dans, spor gibi fiziksel aktiviteler sırasında terleriz. Bu şekilde vücut ısımızı sabit tutmuş oluruz. Zaten bunun için vücuda yayılmış en az 2 milyon ter bezi görev yapmaktadır. Fiziksel aktiviteler dışında da heyecan, korku, utanma ve sıkılma gibi pek çok olay, fizyolojik bir neden olmadığı halde bizi terletir.

Vücut ısısı dış sıcaklıklar veya gerilim yüzünden artış gösterdiğinde kan dolaşımı hızlanır. Böylece, ter bezlerinin aktif hale geldiği vücudun üst kısmına doğru bir sıcaklık akımı başlar. Deri üzerinde oluşan ter bu durumda hemen buharlaşıp, deriyi soğutur. Bu sayede insan bir gün içinde kendini fazla yormadan iki litreye kadar su kaybeder. Terlemenin ikinci önemli fonksiyonu ise vücuttaki zehirli maddelerin dışarı atılmasıdır. Bu nedenle saunalara sık sık gidilmesi önerilir.

Aynı koşullarda terleme oranı kişiden kişiye göre de değişebilir. Ortalama olarak bir insan günde 0.5 ile 1 litre arası terler.

Terlemeye karşı neler yapılabilir?

Ter kokusu için çok çeşitli çözümler var. En önemlisi temiz olmak. Bunun yanı sıra da terlemenin yarattığı rahatsızlığı bir takım önlemler alarak en aza indirebilirsiniz;

  • Rahat ve hava alan kıyafetler giyin.
  • Özellikle pamuklu kıyafetleri tercih edin.
  • Vücut temizliğine özen gösterin. Özellikle koltuk altında oluşan istenmeyen tüyleri alarak kötü kokuyu büyük ölçüde önleyebilirsiniz.
  • Kahve, alkol ve yakıcı gıdalardan uzak durun.
  • Zeytin yapraklarından yapılan çay düzenli tüketildiğinde terlemeyi önlüyor. Temizlenip yıkanmış 1 yemek kaşığı dolusu zeytin yaprağını, 150ml. suda kısık ateşte  3-4  kaynatarak elde edeceğiniz çayı, sabah-akşam günde 2 kez tekrar ederek içebilirsiniz.
  • Saf mersin suyu da hem antiseptik etkiye sahip, hem de ter kokularına ve terlemeye karşı etkili doğal bir çözüm. Özellikle saf doğal zeytinyağlı defneli sabunla yıkandıktan sonra, bir parça pamuğa dökeceğiniz mersin suyu ile koltuk altlarınızı ve terden şikayet ettiğiniz diğer bölgelere sürebilirsiniz.
  • Gülsuyu’nun tonik etkisi var. Arzu edenler alternatif olarak saf gülsuyunu tercih edebilirler.

Aşırı terleme için özel formül:

  • 30cc jojoba yağı,
  • 3 damla limon çiçeği uçucu yağı,
  • 2 damla limonotu uçucu yağı,
  • 2 damla bergamut uçucu yağı, cam bir şişede karıştırılıp çalkalanır, banyodan sonra özellikle koltuk altı bölgesine haricen uygulanır. Uygulama temiz cilde yapılamalıdır.

Not: Uçucu yağlar saf doğal uçucu yağ olmalıdır. Sentetik kimyasal karışım uçucu yağları önermiyoruz.


Doğal Tedavi Evi

Yoksa ‘su’ içmiyor musunuz?

28 Tem

Sağlıklı yaşam için en önemli gıdamız su… Ancak bazen suyun kalitesinden bazen de dikkatsizlikten dolayı su içmeyi unutur hale geliyoruz. Tabi böyle durumlarda, biz görevimizi yerine getirmeyince, vücut sistemimiz görevlerini yerine getirmiyor ve hastalıklar ortaya çıkmaya başlıyor. Hastalanmadan sağlıklı ve verimli bir hayat için vücudumuzu ve suyu yakından tanıyıp, bilinçli bir şekilde su tüketmeye ne dersiniz?

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya ve Klinik Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Aysun Çetin iyibilgi’nin sorularını yanıtladı;

Suyun vücudumuz için önemi nedir?

Canlı organizmayı oluşturan hücrelerin yaşam faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için suya gereksinimleri vardır. Su yaşam için zorunlu maddelerden birisidir.

Hayatınızı bir düşünün…Yemek yemeden 6 hafta yaşayabilirsiniz ama su içmeden bir haftadan fazla yaşamanız mümkün değil! Henüz hayatının başlangıcında olan anne karnındaki üç aylık bir fötusun yüzde 95’i sudur. Çocuklarda vücuttaki su oranı yüzde 65-75 arasındadır. Yetişkinlerde ise vücut ağırlığının yüzde 50-60’ını su oluşturur. İnsanlar vücut suyunun %10’unu kaybettiklerinde yaşamları tehlikeye girer, yüzde 20’sini kaybettiklerinde ise ölüm kaçınılmazdır. Ortalama insan vücudunda 38-46 litre kadar su bulunur. Vücuttaki suyun 2/3’ü hücre içi sıvılardan,1/3’ü de hücre dışı sıvılardan gelmektedir.

Vücutta suyun görevleri oldukça fazladır. Besinlerin ağızdan alınmasından hücre içinde kullanımına değin tüm aşamalarda suya gereksinimleri vardır. Hücrede karbon içeren besin öğelerinden oksijen varlığında, vitamin ve minerallerin yardımıyla enerji oluşması, büyüme ve yıpranan dokuların onarımı için protein sentezlenmesi, harcanmayan enerjinin yağ olarak depolanması gibi metabolik süreçler için su zorunludur. Metabolizma sonucu oluşan zararlı atıklar suyla dışarı atılır. Özetle, su gerçekten hayattır.

Vücudun ihtiyacı olan suyu alabilmesi için gereken suyun özellikleri nasıl olmalıdır?

İçme suları renksiz, berrak, içimi hoş olmalıdır. Sudaki bulanıklık, bakteriyolojik kirlenme veya inorganik–organik maddelerin varlığından kaynaklanabilir. Bu yüzden içme suyunun tortusuz ve berrak olmasına özen göstermelidir.

İçme suyunun hastalık yapıcı organizmaları ve zararlı kimyasal maddeleri içermemesi gerekir. Suda bulunan vibrio kolera, salmonella typhii, hepatit virüsü gibi mikroorganizmalar sudan geçerek hastalığa sebep olurlar. Suyun dezenfeksiyonu için kullanılan klor miktarının 1mg/lt. olması gerekir. Bu miktarı aşması suyun içiminde rahatsızlık verir. Sudaki azotlu maddeler (nitrit, nitrat gibi) maksimum müsaade edilebilir konsantrasyonu aşmamalıdır. İçme suyunun temizliğinden endişe duyuluyorsa içme suyu mutlaka 3-5 dk. kaynatılıp soğutulduktan sonra kullanılmalıdır. Kapalı sular bu anlamda daha güvenilirdir ve tercih edilmelidir. Özellikle suyu içecek olan bir çocuksa daha da hassas olmak gerekir. Çünkü çocuklar mikroba daha açık olduklarından hastalanma riskleri daha fazladır.

Yaz aylarında su tüketmenin önemi nedir, ne kadar su içmek gerekir ve su içerken nelere dikkat edilmelidir?

Su kalori içermeyen, bedenimizdeki toksinlerin temizlenmesinde etkili olan adeta sihirli bir içecektir. Sağlıklı ve güzel olmanın, ciltteki ve vücuttaki nemin korunmasının temel koşulu ise bol su içmektir. Özellikle yaz aylarında vücut ısındıkça daha fazla terler ve su kaybeder. Dolayısıyla su stokunu sık sık ve kışa oranla fazla miktarlarda yenilemek şarttır. Günde en az 8-10 bardak su içmelidir. Egzersiz yapanlar,aşırı terleyenler,yaşlılar ise bu miktardan daha fazla su tüketmelidir.

Bazı insanlar suyu tek başına içmeyi sevmeyebilir. Bu kişiler mutlaka tadları hoşuna gidecek bir sıvıyı tercih etmelidirler. Bu sıvı açık çay, limonata, bitki çayları gibi içecekler olabilir. Bu içeceklerinde kalorisi ve besin değeri önemlidir. Mesela sıvı ihtiyacını karşılamak için günde 1,5 litre asitli içecekleri içmekte sakıncalıdır. Ya da hazır meyve suları çok şekerli ve boyalıdır. Onları da tüketmek gereksiz kilo alımına neden olur. Tüketilen hiçbir sıvı suyun yerini tutmaz, en ideal içecek sudur. Suya ulaşmak her zaman daha kolaydır. Küçük yudumlarla başlanıp giderek miktar arttırılabilir. Bol sebze ve meyve tüketimi de yine sıcak yaz günlerinde güzel bir alternatiftir. Örneğin karpuzun yüzde95’i sudur. Sofralarda bulunması hem kolay hem de ekonomiktir. Diğer sebze ve meyvelerin de tüketilmesi çok faydalıdır.

Yazın özellikle ayran tüketilmesi tansiyonun düşmemesi için yararlıdır. Biraz tuzlu olmasının bir sakıncası yoktur. Ancak fazla tuz yarardan çok zarar verir. Günde 2-3 bardak ayran içimi yeterlidir. Hem kalsiyum ihtiyacımızı karşılar, hem de sıvı ihtiyacımızı almış oluruz.

Toplumda genel olarak zayıflattığına inanılan ve yaz aylarında yoğun olarak tüketilen maden sularını içmek sağlık açısından faydalı mıdır?

Toplumda maden suyu ve sodanın aynı içecek olduğunu sanan pek çok kişi vardır. Oysa maden suyu ve soda farklı içeceklerdir. Maden suyu, içerdiği tüm mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkar ve tamamen “doğaldır”. Soda ise su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen ve tamamen “yapay” olan bir içecektir.

Maden suyu iyi derecede mineral içeren bir sudur. Normal suya göre kıyasladığımız zaman ekstradan içerdiği özellikle kalsiyum, magnezyum gibi mineraller sağlık açısından son derece yararlıdır. Büyüme çağındaki çocuklar kalsiyum, demir, çinko, florür gibi minerallere yetişkinlerden daha fazla ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyacı karşılamanın en iyi yolu bolca süt ve doğal suları tüketmeleridir. Hamileler ve menopozdaki kadınlar için düzenli maden suyu tüketimini tavsiye edebiliriz. Maden suyunun içerdiği kalsiyum kemik yapısının, florür ise ağız ve diş sağlığının gelişmesi için son derece yararlıdır. İçmenin yanı sıra dışarıdan sürme yoluyla da cildi canlandırmada ve güzelleştirmede etkili olmaktadır. Her gün 2-3 su bardağı maden suyu içilmesi son derece yararlıdır. Maden suları sindirimi kolaylaştırır ama sanıldığının aksine zayıflatmaz.

Dikkat edilmesi gereken rasgele aşırı miktarda maden suyu tüketmemelidir. Çünkü aşırı miktarda mineral tuzları böbreklere zarar verebilir.

Maden suyu böbrek taşı yapar mı?

Maden suyu böbrek taşı yapmaz. Ama böbreklerinde taş oluşmuş kişilere maden suyu tüketimi tavsiye edilmez. Böbrek taşlarının oluşumunda ana neden, yetersiz miktarda sıvı tüketimidir. Başka bir deyişle, yaşamı boyunca yeterli ve düzenli miktarlarda su ve sıvı içecek tüketmeyen insanlarda böbrek taşı oluşumu hızla meydana gelir. Bu duruma gelmiş ve böbreklerinde taş oluşmuş insanların maden suyu tüketmeleri önerilmez ancak esas olan, düzenli ve yeterli miktarlarda su ve sıvı içecek tüketerek vücudumuzu bu gibi etkenlerden korumaktır.

Özellikle kimyasal katkılı, sentetik aromalarla tatlandırılan ve meyveli olarak satılan maden sularının zararları var mıdır?

Meyve aromalı maden sularının büyük çoğunluğunda rafine şeker kullanılmaktadır. Bu nedenle gazlı soğuk meşrubatlar gibi lezzetlidir, içimi hoştur. Ancak zayıflama programlarında ve şeker hastalığı gibi durumlarda rafine şeker tüketiminden kaçınmak gerekir. Ama sade olanları gönül rahatlığıyla tüketebiliriz.

Alıntı : Nihal DOĞAN