Tag Archives: saç bakımı

Çörek otu Yağı ve Faydası

30 Tem

Hücre yeniliyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, anne sütünü artırıyor, cildi nemlendiriyor, doğal yolla beyaz saçları siyahlaştırıyor. Çörekotu yağının marifetleri saymakla bitmiyor…

Çörekotu yağı, tohumlarının preslenmesi ile elde edilir. Tohumlarında hem uçucu yağ, hem de sabit yağ vardır. Sabit yağ oranı % 28 – 35 arasındadır. Soğuk pres olanı kıymetlidir.

Zengin yağ asitleri ve mineraller içeriyor

v Etken madde olarak; E vitamini ihtiva eder. Oleik asit, Omega3, Omega6 doymuş yağ asitlerini içerir.

v Çörekotu yağında timohidrokinon bileşiğinin bulunması, antihistaminik aktivite göstermesini sağlar.

v İçerdiği mineraller; selenyum, çinko, demir, bakır ve kalsiyumdur.

Selenyum bağışıklık sisteminin tüm parçaları üzerinde glutatyon peroksidaz adlı antioksidan enziminin işleyişinde rol üstlenerek etki eder.

Demir eksikliği bağışıklık sisteminde işlev bozukluğuna yol açar. Özellikle çocuklarda, adet dönemindeki kadınlarda ve aspirin ya da gastrointestinal kanamaya yol açabilecek ilaçları kullananlarda görülür.

Çinkonun pek çok bağışıklık sistemi reaksiyonunda hayati bir rolü vardır.

Çöreotu yağının türleri

Nigallae damescana türü, içerisinde bulunan damescein’den dolayı uyuşturucu etkiye sahiptir. Nigellae sativa türü etken madde açısından daha üstün. Tüm bu etkilerden emin olmak için türü hakkında bilgi veren ürünler tercih edilmelidir.

Çörekotu yağının vücuda etkileri

Dahilen;

v Besleyici ve dengeleyici.

v İdrar ve süt arttırıcı.

v İştah açıcı, adet söktürücü.

v Astım, şeker ve romatizma tedavisinde destek.

v Grip döneminde bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun dirençli olmasını sağlar.

v Hemoroide faydalıdır.

v İçerdiği minerallerden dolayı gelişme çağındaki kız çocukları ve menepoz dönemindeki kadınların kullanmasında fayda vardır.

Haricen;

v Hassas, zarif ciltler için nemlendirici.

v Saçı besleyip dökülmesini önler.

v Beyazlamış koyu renkli saçların, tekrar kendi renginde çıkmasını sağlar.( ort. 6 ayda )

v Saç dökülmesi ve kepeğe karşı saç diplerine friksiyon şeklinde uygulanır.

v Egzama, kuru cilt ve saç masajı için kullanılır.

Beyazlamış saçlar için formül:

Önce saçlar doğal bitkisel yağlı saf sabunla yıkanır, durulanır, ardından beyaz saçlı bölgelere çörekotu yağı ile masaj yapılıp saça bir havlu sarılır ve 15 dakika kadar bekletildikten sonra saçlar tekrar sabunla yıkanıp durulanır.

Bu uygulamaya ortalama altı ay haftada iki veya üç defa devam edilir. Saç dökülmesini de önlemeye yardımcı olur…

Doğal Tedavi Evi

Reklamlar

Isırganotu ve Faydası

28 Tem

Isırgan Otu (Urtica diocia / urens)

Kökünden başlamak üzere, kökü, yaprakları, tohumları bile şifalı olan bir bitkidir. Eski çağlarda da büyük bir saygınlığa sahipti. Albrecht Dürer 1471 – 1528 bir tablosunda, elinde ısırganotu olan bir meleğin Allah katına uçusunu canlandırmıstı. İsviçreli botanik bilimci Künzle, bir yazısında, yakıcı özelliği sayesinde (Tüylerde bulunan histamin ve asetilkolin) korunmamış olsaydı, bitkinin kökünün çoktan kurumuş olacağını belirtmişti. Eğer kendini koruyamamış olsaydı, haşarat ve hayvanlar onu çoktan yok etmişlerdi.

Büyük ısırgan otu (Urtica diocia L.), çok yıllık ve otsu bir bitkidir, boyu bazen 1 m’yi geçer, yapraklar koyu yesil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür.

Küçük ısırgan otu (Urtica Urens L.), bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Duvar kenarları ve harabeliklerde bol olarak görünür.Her iki türün de yaprakları 2-4 cm uzunlukta, oval veya kalp biçimindedir. Taze iken deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar.

Dızlağan ve dikenli ısırgan isimleriyle de bilinir. Türkiye’ de  her iki tür de yetişir.

Egzema ve egzemaya eşlik eden baş ağrıları ısırgan otu çayı ile iyileştirileilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da kullanılabilir. Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada görülürler. Egzemalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyleştirmek gerekebilir. Isırganotu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırganotu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir. İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları, da bitki çayı ile iyileştirilebilirler. Aynı zamanda da dışkılama kolaylıkları sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir. lkbaharda ve sonbaharda filizlendiğinde, onunla 4 haftalık bir çay kürü yapmak önemlidir. Sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat önce bir bardak ve gün boyunca 1-2 bardak çayı yudumlanarak içilebilir. Bu tür çay kürlerinden sonra kişi kendini anlatılamayacak kadar iyi hissedebilir. Ayrıca bu çayın lezzeti hiç de kötü değildir. Ama duyarlı kişiler, ona biraz papatya veya nane ekleyerek, lezzetini ve kokusunu değiştirebilirler.

Isırganotu, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında, dalak hastalıklarında, solunum sistemi balgamlanmasında, mide kramplarında ve ülserlerinde, bağırsak ülserlerinde ve akciğer hastalıklarında öncelikle önerilir.

Mikroplu hastalıklarda ve mikrop salgılanan hallerde de bitki çok iyi bir yardımcıdır. Belirli bir yaştan sonra bedendeki demir miktarı azalmaya başlar. Bu nedenle, yorgunluk ve bitkinlik halleri görülür, kişi yaşlandığını düşünmeye başlar ve verimliliği giderek azalır. Işte bu durumlarda, demir içerikli taze ısırgan otu ile çok olumlu sonuçlar alınabilir. Bir ısırgan otu küründen sonra, kişi kendini çok kısa bir süre içerisinde eskiye oranla çok daha rahat hisseder, enerji ve çalısma gücü geri gelir, dış görünüm olarak da belirgin bir düzelme başlar. Safrakesesi rahatsızlığı ve kansızlık durumlarında da bitki çayı fayda sağlayacaktır. Ödemlerde, ısırganotu bedendeki fazla sıvıyı emerek büyük yararlar sağlar. Kan yaptırıcı özelliği sayesinde, kansızlık solgunluklarında, alyuvarlar eksikliğinde, anemi de yardımcı olur. Herhangi bir alerji rahatsızlığı çekenler (bahar nezlesi dahil) uzun bir süre ısırganotu çayı içebilirler. Bitki, soğuk algınlığına yatkınlığı önler, romatizma ve gut hastalıklarında yardımcı olur.

Taze ısırganotu yaprak ve kökünün kaynama suyuyla baş yıkanabilir  ve saçlar canlanarak, sık bir biçimde büyümeye başlarlar. Her tür saça özellikle iyi gelen ısırganotu tentürü herkes kullanabilir. Kafa derisi kepeksiz, saçlar sık, yumuşacık ve parlak! Damar tıkanıklıklarında da (baldırlarda), ısırganotu çok büyük yardımlar sağlar. Bu hastalığı çeken bazı kişiler, ağer zaman geçirmeden, ısırganotu kökü ayak banyoları yapacak olurlarsa, olası bir bacak empütasyonundan kurtulabilirler. Her tür kramp, nerden gelirse gelsin, kan dolaşımı bozukluğunun habercisi olabilir. Böyle durumlarda, bitkinin kaynama suyula masaj veya banyo yapmak fayda sağlayacaktır. Bu durum, koroner damarlarının daralması gibi özel durumlarda da geçerlidir. Belden yukarısı banyo küvetine doğru eğilir ve kaynatılmış bitkinin ılık suyuyla kalp bölgesine hafifçe masaj yapılır. Siyatik, lumbago ve kollarda, bacaklarda oluşan sinir iltihaplanmalarında, ağrılı bölgelere, yapraklı taze ısırganotu dalı hafifçe sürülür. Örneğin siyatikte, ayak ekleminden başlamak üzere, dıştan kalçaya kadar ve oradan da bacağın iç tarafından topuğa kadar yavaşca sürülür. Bu iki kere daha yenilenir ve son olarak, kalçadan başlayarak aşağı doğru inilir. Gerektiğinde daha başka bölgelere de aynı biçimde uygulanır. Isırganotunun sebep olduğu kaşıntıyı önlemek için, işlem sonunda o bölgeler pudralanır.

Değerli etken maddeleri (Potasyum tuzları, organik asitler-formik asit, histamin, asetilkolin ve Vitamin C) alabilmek için, çay hazırlanırken, yapraklar yalnızca haşlanır (kaynatılmaz). Isırganotu, koruyucu olarak da günde bir bardak içilebilir.

Kullanılan bitki ne kadar taze olursa, şifalı gücü de o kadar fazladır. Kış için bir miktar stok yapmayı da unutmayın ve kurutacağınız bu ısırganları mayıs ve haziran ayının güneşli günlerinde toplamaya dikkat edin. Kendi sağlığınız için bir şeyler yapabildiğinize sevinin! Ama ama en önemlisi sadece ihtiyacınız kadar bitki toplayın.

Şifası kök, sap ve yaprak ve çiçeğindedir. Bitki ne kadar taze olursa tedavi gücü o oranda fazladır. Kışın kullanımı için Mayıs ayında toplanıp, kurutulmalıdır. Tohumları ise Temmuz- Ağustos aylarında toplanıp, gölgede kurutulmalıdır.

Yaprak tüycüklerinin köklerinde bulunan histamin benzeri bir madde nedeni ile şiddetli kaşıntılara neden olur.

A-C vitamini ihtiva eder.


İçeriğinde demir ve bağırsak, karaciğer, pankreas ve safra kesesi salgılarını uyaran “sekretin ” isimli bir madde vardır.

Kanser den bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden koruyucu etkisi vardır.

Siyatik, lumbago ağrılarını giderir.1- 200gr’lık 6 tam ısırgan otu banyosu 6 ay boyunca yapılır.
(Ayak eklemlerinden başlamak üzere dıştan kalçaya kadar ve oradanda bacağın iç tarafından topuğa kadar yavaşça sürülür. Bu iki kez daha yinelenir ve son olarak kalçadan başlayarak kaba etten aşağıya doğru inilir. Gerektiğinde daha başka bölgelerde aynı biçimde uygulanabilir. Kaşıntıyı önlemek için o bölgeye pudra sürülür.)

Romatizma ve mafsal ağrılarında buralara uygulanırsa kan dolaşımını uyaracağından ağrıların giderilmesine yarcımcı olur. Yalnız bu işleme deri kızarınca hemen son vermek gerekir.

Kanı temizler, alyuvarları yeniler, kan yapıcıdır.Kan şekerini düşürür, ödemi giderir.

Bağırsak temizleyici, gaz gidericidir. İdrar söktürücü, idrar yolları hastalıkları ve iltihaplarında , (çayı veya kökleri kaynatılarak içilir.)

Bedeni güçlendirici ve uyarıcıdır. Vücudun savunma gücünü artırmak için ısırganın tohumları kullanılır.

Fazla aybaşılarda, adet düzensizliklerinde, kanlı basurda ,burun kanamalarında durdurucu özelliğe sahiptir. Şurubu kanı pıhtılaştırır.

Mide krapların da ve ülserinde, bağırsak ülserinde kullanılır. Karaciğer,safra kesesi, dalak akciğer hastalıklarında(yaprakları haşlanarak hazırlanır. Önleyici olarak da yıl boyunca günde 1 fincan içilir.)

Gut ve fistüllere iyi gelir.(Çayı)

Boğaz ağrılarında, göğsü yumuşatmada ve balgam söktürücü olarak kullanılır.(boğaz ağrılarında şurubu kullanılır.)

Şeker hastalığı ve bulantısında; 50gr. ısırgan yaprağı, 1litre suda haşlanır, süzülür ve bu çay her yemekten önce bir çay bardağı içilir.

Herhangi bir allerji rahatsızlığı olanlar (bahar nezlesi dahil) uzun bir süre ısırganotu çayı içmelidir. Soğuk algınlığına karşı korur.

Tansiyon düşürücüdür.Zehirlenmelerde kullanılır.

Damar kireçlenmesi ve damarları açmada kökleri kullanılır. Baldırlardaki damar tıkanıklıklarında, ısırgan kökü ayak banyosu, kramplarda ısırganotu banyosu yapılır. Kroner damarların daralmasında banyonun yanısıra, kaynatılmış bitkinin ılık suyu ile kalp bölgesine hafifçe masaj yapılır.

Baş ağrılarında; 2.5 litre çay 1 güne yayılarak içilir. Prostat büyümesinde kökler kaynatılıp suyu içilir.

Ağız çevresi ve koltukaltı iltihaplarını giderir.Kullanımı (genel) 3-4 ölçek sekrencebin, maydanoz, veya kereviz suyu, ısırganotu karıştırılıp günde 1-2 fincan içilir.

Nasır ve tırnak mantarlarında çayı içilir. Ellerde bu çayla yıkanırsa güzelleştirir.

Egzama ve sivilcelerde şurubuna batırılan pamukla yıkanır, temizlenir, aynı zamanda çayı içilir.

Saçları canlandırır, dökülmesini önler, sıklaştırır, kepeği giderir. -Taze ısırgan ve kökü kaynatılarak suyuyla saçlar yıkanır. – Tenyür ile kafa derisine hergün masaj yapılır.

Kullanım Biçimleri:

Çay Hazırlamak:

Yaprak Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu, orta boy bir su bardagı dolusu kaynar suyla haşlanır, 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak yeni demlenmiş çay aç karnına veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir. Kokusunu veya tadını rahatsız edici bulanlar çaylarına biraz nane ilave edebilirler.

Kök Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine getirilir, 4-5 dakika kaynadıktan sonra, ateşten indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.

Tohum Çayı: Havanda hafifçe ezilmiş bir tatlı kaşığı tohum, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak su ile haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay, yemeklerden yarım saat önce soğutulmadan içilir.

Isırganotu tentürü İlkbaharda veya sonbaharda sökülen kökler bol suda iyice yıkanır, elden geldigince ince kıyılır ve bir sisenin bogazına kadar doldurulur. Köklerin üstüne çıkacak kadar 35-40 derece etil alkol eklenir, hergün çalkalanarak güneste 14 gün boyunca bekletilir ve süre sonunda bir tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli siselerde, serin bir yerde yıllarca saklanabilir.

El ve Ayak Banyoları: Iki avuç dolusu yıkanmıs kök, sap ve yaprak, 5 litre soguk suya konularak, 10-12 saat bekletilir ve sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır. Banyı sırasında bitkiler suyun içinde kalabilir. Bu banyo suyu, yeniden ısıtılarak, 2-3 kere daha kullanılabilir.

Saç Yıkamak: 4-5 avuç taze veya kurutulmus yaprak, 5 litre suya koyulur, agır ateste kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5 dakika demlendikten sonra süzülür. Kök kullanıldıgında ise, 2 avuç dolusu ince kıyılmıs kök, 10-12 saat soguk suda bekletilir, sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır ve demlenmesi için 10 dakika beklendikten sonra süzülür. Bu durumda, saç yıkamak için sodalı sabun gerekir.

Isırgan tohum yağı, Avrupa’da gençlik yağı olarak anılıyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kanı temizliyor, virüslere karşı güçlü etki gösteriyor…

Genel olarak dokusal dayanıklılığın korunması, yaşlanmanın geciktirilmesi, yeniden oluşumun güçlendirilmesi gibi, doğrudan bağışıklık sistemini ve direncini destekleyen maddeler içerir.

Bu genel etkinin açıklanması halen mümkün olmamıştır. Sebebi içeriğinin bilinmemesi değil, nadir rastlanan zenginliğidir.

Isırgan tohumlarının preslenmesi ile elde edilen ısırgan tohum yağının, soğuk sıkım olanı kıymetlidir. Dahilen kullanımlarda ekolojik ve soğuk sıkım olanı tercih edilmesi tavsiye edilir.

Granülünde %30’u aşan kaliteli protein, % 8,5 kadar yağ ve önemli miktarda oligo şekerler vardır.
Proteinler mevcut doku yapısının inşasında rol oynar.

Oligo şekerler arasıdan bulunan nötral polisakkaritler virüs ve patolojik dokunun bir hücreden diğerine geçişinde enzimleri baskılayarak, patolojik amillerin yayılmasını yavaşlatır.

Lektin ve izolektinler doğrudan virüs karşıtı etki gösterir.

Biyoflavonoidler iltihap oluşumunu baskılar.

Folik asit ve vitaminler kan yapımını destekler.

Lignanlar östrojen eksikliğini azaltır.

Seratonin türevi maddeler psişik dengeye faydalıdır.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYOR

Bütün bu önemli maddelerin ayrı ayrı etkileri halen incelenmekte, kullanılmasına neden olan bağışıklık sistemini güçlendirici, virüs ve bakteri enfeksiyonlarına karşı direnci arttırcı, iltihap giderici ( özellikle prostata etkili ) ve kan temizleyici ( toksinleri bertaraf edici ) etkilerinde bu maddelerin tek tek alımından ziyade kombinasyon halinde alınmasının yararlı olduğu kabul görmektedir.

Avrupa’da gençlik yağı ( jugendöl ) adı ile alınır.

Haricen günde 5 damla gibi çok az kullanılan çok değerli bir yağdır.

Yetişkinler için dahilen doz; günde 2 tatlı kaşığı, 6 yaşından küçükler için 1 tatlı kaşığıdır.

Bilinçli kullanılmalı ve ne için ve ne kadar zaman tüketildiğine dikkat edilmelidir.

Her şeyin fazlasında olduğu gibi, alerji ihtimali dikkate alınmalıdır.

Referanslar:

1-“Gesundheit aus der Apotheke Gottes” “Tanrı’nın Eczanesinden Saglık”, Maria Treben

2-Türkiye’de Bitkilerle Tedavi, Prof.Dr. Turhan Baytop, I.U Eczacılık Fak.

3-“Bir Yudum Sağlık”, N.Eröztürk, Anahtar yayınları, İstanbul,2000

4-“Maria Treben’s Heilerfolge”,”Maria Terben’in Tedavi Başarıları”, M.Treben,Çev.:Niyazi Eröztürk

Şampuan kullanımıyla ilgili yanlış bilinenler

26 Tem

Şampuanlar hakkında en çok bilinen yanlış bol köpüğün saçları daha temiz hale getirdiğidir. Doğru mu? Tam olarak değil. Saçlarınız köpürdükçe temizlendiğini düşündüğünüz için bu sizde rahatlatıcı etki yapabilir. Köpük şampuanda bulunan moleküllerin havayla etkileşimi sonucu oluşan minik kabarcıklardır. Saçlarınızı temizleyen şampuandaki kimyasaldır köpük biraz da işin hilesidir.

“Saçlarınızın daha çok uzamasını sağlayama özelliği doğru mu?” Kısmen doğru.. Saçlarınızı sıkça boyatıyor, jöle ve sprey kullanıp, sık sık şampuanla yıkıyorsanız böyle bir bakım yapmak yararlı olabilir. Ancak haftada bir defadan fazla kullanmayın. Saçlarınızı ve saç derinizi zararlı diğer kozmetiklerden arındırıcı ürünler, üst derinizi koruyarak saçlarınızın sağlıklı büyümesini sağlar.

“Saçları her gün yıkamak sağlıklı ve güvenlidir.” Eğer yağlı bir saça sahipseniz her gün sabunlamanız iyi olabilir. Ancak yağlı saçlarda bile panthenol, shea yağı içeren, nemlendirici özellikli hassas formüllerle sunulan şampuanlar tercih edilmeli. Kuru ve kabarık saçlı kişilerin ise daha dikkatli olup saçlarını iki günde bir yıkamaları doğru olur. Ne tür bir saça sahip olduğunuzu belirleyin ve saçınıza zarar veren şampuanlardan uzak durun. Besleyici ve nemlendirici özellikli şampuanları seçin.

“İyi bir sonuç için şampuandan sonra saç kremi gibi düzeltici ürünler kullanın.” Bu da yanlış. Kimyagerler her şişenin içine çok fazla şey ekliyor. Şampuanınız bile saçlarınızda biriken saç kremi ya da nemlendiricileri temizleyemez. Koruyucu ve su içeren düzleştirici ürünleri kullanın. Eğer saçlarınız çok yağlıysa kulaklarınızdan itibaren aşağı kadar ince bir tabaka halinde uygulayın.

“Saçlarınız bir süre sonra kullandığınız şampuana alışır. Neden yeni çıkan bir markayı denemeyesiniz?” Bu da yanlış. Saçlar ölür yani hiçbir şeye alışmaz. Ancak bu süreçte yeni formülün saçlarınızı nasıl etkilediğini gözlemleyebilirsiniz. Yani şampuanınızı seviyorsanız, değiştirmek için neden yok.

Saç nasıl yıkanmalı?

Saç yıkamasında kullanılacak doğru yöntemler saçın parlaklığını arttırıyor. Daha güzel ve sağlıklı saçlara ulaşmak için uzmanlar, saç yıkama işlemiyle ilgili şu tavsiyelerde bulunuyor. “Saçın güzel olması için öncelikle temiz olması şarttır. Şampuanınızın etkisini ve genel saç hijyeninizi artırmak için, fırçalarınızı sık sık sabun ve sıcak suyla temizleyin. Şampuan öncesi saçınızı kir ve tozdan arındırmak için fırçalayın. Şampuanınız daha etkili olacaktır. Krem işlemini uygularken, kullandığımız saç kremi herhangi bir bakım özelliği taşımıyorsa saç derisine temas etmeyecek şekilde sadece uç kısımlara uygulayın ve bol suyla durulayın. Saç derisinin asit seviyesi ciltten daha fazladır. Bu nedenle bazik özellikli sabun, saç için kesinlikle tavsiye edilmez. Saç tellerinin kurumasına ve canlı hücrelerin tellerden ayrılmasına neden olur. Şampuanın köpürme oranı, içeriğindeki köpürtücü maddelere ve kullanılan suyun sıcaklığına bağlıdır. Ayrıca saç ne kadar kirliyse, şampuan o kadar az köpürür. Su ne kadar sert ve kireçliyse, o kadar fazla şampuan kullanmak gerekir. Kısaca köpürme, şampuanın çok fazla temizlediği anlamına gelmez.

Yanlış fırçalama ve yıkama saçların kırılmasına sebep oluyor

Kafa derisi ve saçlar kötü kullanılmaya oldukça dayanıklı olmasına rağmen fazla veya yanlış yapılmış permadan, boyadan, renk açıcılardan veya masajdan zarar görebiliyor. Saçın dayanabildiği “güzelleşme” miktarı kişiden kişiye değişiyor. Promed Genel Koordinatörü Reyhan Hacıeyüpoğlu Yüksel, doğru saç bakımının püf noktalarını anlattı. Yüksel, yanlış fırçalama, yanlış yıkama ve düzensiz saç kesimi gibi kötü bakımın saçların kırılmasına sebep olduğunu söylüyor. Saçlarınızın uzun ömürlü olması için, doğru bakım ürünlerini seçin, yıkarken nazik davranın, tahta fırça kullanın, uyurken bile saçlar kırıldığı için saçları yukarı doğru toplayın.

Uzun saçların etkilendiği en büyük problem saç uçlarının kırılması. Bu kırıklar saç uçlarında ayrılma, koparak saçın kısa kalması ve genel anlamda saç sağlığının bozulması gibi etkileri de beraberinde getiriyor. Sabah uyandığınız andan tekrar yattığınız ana kadar ve hatta uyurken bile saçların kırılmasına sebep olan etkenler vardır. Genellikle bu etkenlerden ilki ve en sık rastlanılanı (yanlış fırçalama, yanlış yıkama, düzensiz saç kesimi gibi) kötü bakım.

Basit bazı bakım tekniğiyle ve doğru ürünler kullanarak, uzun, gür, ışıltılı ve sağlıklı saçlara sahip olabilirsiniz.

Uyandığınızda parmaklarınız yardımıyla saçınızdaki karışıklıkları ve varsa düğümleri saçı zorlamadan açın. Öne eğilin ve saçınızın öne doğru dökülmesini sağlayın. Kullandığınız fırçaların mutlaka tahtadan, doğal ve yumuşak bir fırça olmasına özen gösterin. Fırça yardımıyla saçı önce üstten, kökten uca doğru, fırçalayarak saçınızı havalandırın; sonra da iç taraftan fırçalayın. Daha sonra doğrularak aynı işlemi tekrarlayın. Fırçaladığınız tutamlardan elinizi geçirerek statik elektriği alın. Beş kere ile başlayarak ve rahat bir rutine oturtuncaya kadar her hafta saçınızı taradığınız fırça darbesi adedini artırın. Saçınız fırçalanma miktarı arttıkça yağlanmaya başlarsa fırçalama sayısını azaltın. Saçınızı sadece kuruyken fırçalayın. Saçın en zayıf olduğu zaman ıslak olduğu zamandır. Bu nedenle ıslakken fırçalamak saça zarar verebilir. Mümkünse saç kuruyken bile fırçalamadan önce tarayın.

Saçların yıkanması sırasında da dikkatli olmak gerekiyor. Saçı ıslatıp şampuan sürmeden önce bir kat saç kremi sürmek saçların yıpranmasını önleyebilir. Saç kremi uygularken kıstasınız hep kulak hizasının altı olsun, asla kremi saç diplerine sürmeyin. Kremi mümkün olduğunca az kullanın. Fazla krem çoğunlukla kırılmayla sonuçlanır ve saçın bazı katmanlarının zedelenmesine neden olur. Kremden sonra normal şampuanla yıkama yapılabilir, burada da “Saçınıza karşı nazik davranın.

Şampuan alırken saçın doğal yağ ve özelliklerini zedelemeyecek yumuşaklıkta şampuanları tercih etmek gerekiyor. Saç diplerine şampuanla masaj yapmak kan dolaşımını artırarak beslenmesini sağlıyor. Saç kurutma makinesi yerine mümkünse daima açık havada kurutulması saçların sağlıklı kalmasını sağlıyor. Uyuma pozisyonunuz bile saç sağlığınızı etkiler. Huzursuz uyuyanlar uyku sırasında saçlarını bol bol kırar. Uykuda huzursuzsanız saça zararı azaltmak için saten yastık kılıfı deneyin. Yatarken saçı yukarı doğru; ama sıkı olmadan toplamak da iyidir. Ancak saçı toplarken mutlaka kumaş kaplı lastikler kullanmaya özen gösterin.

Şampuanınız neler içerir?

Su
Şampuanların içerdiği su diğer içeriklerin sıvı olarak akışkanlığını sağlar. Şişenin % 80’i sudur.

Ammonium Lauryl Sulfate /Ammonium Laureth Sulfate / Sodium Lauryl Sulfate
Bu aktif maddeler deterjanın kimyasal söylemidir. Tüm temizliği yapan kaslardır.

Cocamide DEA, MEA, or TEA / Cocamidopropyl Betaine

Bu yumuşatıcı bileşenler şampuanın köpürmesini sağlar. Nemlendirici ve inceltici formül şampuanın daha kolay dökülmesini sağlar.

Sodium Citrate (SC)

Bu kimyasal şampuanın saçlarınızı yıkarken pH seviyesini korumasını sağlar. Yağlı ve kirli saçların daha parlak ve yumuşak olmasını sağlar.

Glikol Distearate/Stearate

Saçlarınızdaki dalgaları bir masör gibi yumuşatır ve saçlarınızın daha güzel görünmenizi sağlar. Saçlara parlaklık veren bu formül, şampuanın şişeden daha iyi dökülmesini de sağlar.

Polyquaternium/Quaternium
Bu yumuşatıcı bileşen fabrikalarda kumaşı yumuşatan kimyasallar gibi işlev görür. Saçı kalınlaştırır ve düzeltir.

Dimethicone/Cyclomethicone
Silikon yağlar deriyi kaplar, saç köklerini kalınlaştırır, saçın elektriklenmesini önler ve parlak görünmesini sağlar. Eğer saçlarınız kıvırcık, yıpranmışsa şampuanınızın bu bileşeni içerdiğinden emin olun.

Panthenol
B vitaminin bir formu olan panthenol, saç telini içerden ve dışardan güçlendirici olarak görev yapar. Saç köklerini güçlendirir ve saça parlaklık kazandırır.

Cetyl/Oleyl/Stearyl Alcohol

Bu sözcüklere bakarak kurutucu, kötü olarak algılamayın. Sulandırılmış alkol şampuanın saçın yüzeyindeki yağları arındırır. Sonuç kolayca açılan saçlardır..

Fındık, Ceviz Yağları /Shea Yağı

Bu doğal içerik doğal nemlendiricilerdir.. Saçı ve saç köklerini rahatlatır, nemlendirir ve korur.

Ascorbic Acid/Citric Acid

C vitaminden elde edilen doğal asitler saç derisini yumuşatır ve saça parlaklık verir.

Octyl Salicylate/PABA

Saçınızı ve saç derinizi güneşten koruyan bu bileşen saç renginizi uzun süre korur.r.

Neden kuaför şampuanları daha iyi hissettirir?

Salonlarda saçlarını yıkatanlar bilir, bir nevi orgazm rahatlaması hissedilir. Bu sürpriz değil aslında. Saç deriniz hassas ve rahatlatan dokunuşlara çabuk tepki verir. Şampuanlama sırasında başkasının dokunuşları masaj etkisi yapar ve saç derinizdeki kan akışını hızlandırır, sizi rahatlatır. Ancak bilimsel bir sonuç şu ki; saç derinize masaj uygulandığında buradaki sinirler beyninize rahatlama sinyalleri gönderir. Sonuç olarak rahatlamış ve iyi hissediyor olursunuz.

Kimyasal şampuanlar yerine doğal şampuanları denediniz mi? İlerleyen günlerde sizlere bu konuda da bilgi vereceğim.